Hastalıklar

Yaşlılıkta Ağrı

            Ağrı kavramına toplumun bakışı ağrı durumunun olağan ve basit olduğu şeklinde olsa da ağrı normal olmayan bir durum sonucu meydana gelen son derece karmaşık bir durumdur. Yaşlanma ile ağrının olağanlaşması görüşü toplum tarafından doğru bilinen yanlışlar arasındadır ve yaşla beraber ağrı sıklığı artsa da yaşlı bireyler daha az ağrı bildiriminde bulunurlar bunun sebebi yaşlı bireylerin ağrıya olan toleranslarının artmasından kaynaklıdır.

Ağrı subejktif bir kavram olduğundan net tanımlama yapılması biraz güç olmasına rağmen Uluslararası Ağrı Çalışma Birliği( IASP)’ nin tanımına göre ağrı, vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan, organik bir nedene bağlı olan ya da olmayan, kişinin geçmişteki deneyimleri ile ilgili, duysal, hoş olmayan bir duyudur.

            Ağrı günlük aktivitelerde kısıtlığa, yaşam kalitesi düşüşüne ve iyilik durumunun olumsuzluğuna neden olur.

Yaşlı bireylerda görülen ağrı … neden olur:

  • Aktivite ve mobilitede kısıtlılığa
  • sosyal aktivitede azalmaya,
  • Anksiyete ve depresyona,
  • Uyku bozukluğuna,
  • Dikkat eksikliğine,
  • Yürüme bozuklukları ve düşmeye,
  • Beslenme bozukluğuna,
  • Yaşam kalitesinde azalmaya
  • Sağlık bakım maliyetlerinde artışa neden olur.

            65 yaş ve üzeri bireylerin %80-85’inin yaşamları boyunca en az bir kez ağrıyla birlikte önemli bir sağlık sorunun yaşayacakları öngürülmektedir.

Ağrı Tedavisi Nedir?

Yaşlıda ağrı tedavisinde amaç her zaman ağrının tamamen kesilmesi değil, günlük yaşam aktivitelerini ve yaşam kalitesini iyileştirecek düzeyde ağrının azaltılmasıdır.

Ağrı tedavisinde ağrının patofizyolojik kökeni(viseral,somatik,nöropatik, idiopatik),ağrının yeri(lokalizasyonu), ağrının niteliği( yanıcı, batıcı, zonklayıcı), ağrının zamansal karakteri (akut veya kronik olması), ağrının seyri(devamlılığı veya aralıklı oluşu), ağrıyı arttıran ve azaltan faktörlerin ilgili doktor tarafından  detaylı olarak bilinmesi ve uygun ağrı tedavisinin uygulanmasını sağlar.

Ağrı tedavisinin temel hedefleri ağrı ile bölünmeyen uyku, harekette ağrısızlık ve istirahatte ağrısızlıkdır. En başarılı tedavi yaklaşımları farmakolojik ve farmakolojik olmayan terapilerin kombinasyonu ile elde edilir.

Farmokolojik Olmayan Yaklaşımlar:

  • Fizik tedavi,
  • Eğitim programları,
  • Sosyal müdahaleler (müzik terapisi gibi),
  • Psikolojik metotlar (gevşeme, distraksiyon, hipnoz, meditasyon, kognitif-davranışsal tedavi)
  • Alternatif terapiler (akupunktur, aromaterapi gibi.)

Tedavi edilmeyen ağrı, depresyon, anksiyete, kognitif bozulma, sosyal izolasyon, uyku bozuklukları, iştah bozuklukları, kilo kaybı, hareket bozuklukları, fonksiyonellikte kısıtlanma gibi yaşam kalitesini olumsuz etkiler ve sağlık maliyetlerinde önemli artışlara sebep olabilir.

Gerontolog ve Sosyal Hizmet Uzmanı Ecem BİLGEN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s